Ulubey Kanyonu

Türkiye’nin her bir köşesi ayrı bir güzelliğe sahiptir. Bunlardan biri de Uşak ilimizde yer alan Ulubey Kanyonudur. Ulubey Kanyonunun uzunluğu 45 kilometre, derinliği 50 -170 metre civarındadır. Bu muhteşem kanyon turizm açısından hakettiği önemi henüz bulamadı. Ulubey Kanyonu ve çevresi yakın zamanda popüler bir turizm beldesi olabilir. Gerekli düzenlemeler yapıldığında doğa turizmine açılması bekleniyor.

Ulubey Kanyonu’nda 2015 yılında camdan bir teras açılmış. Teras içerisinde 135 metrekarelik tamamen camlarla kaplı büyük bir kafeterya bulunuyor. Uçurum üzerine konumlandırılmış olan Cam Terası, yükseklik korkusu olmayan tüm ziyaretçilere mutlaka tavsiye ederim. Çünkü bu muhteşem manzarayı kaçırmanızı istemem.

Konaklama

Ulubey Kanyon’da konaklama seçenekleri arasında bungalov, çadır ve karavan kampı bulunuyor. 12 bungalov ile hizmet veren tesis dışında, eşsiz doğa manzarasına karşı çadır kampı yapabilirsiniz. Bungalovlarda, klima ve banyo bulunmaktadır.

California’daki En Ünlü Plajlar

İspanyol kaşifler Kaliforniya’ya ilk geldiklerinde bir cennet bulduklarını düşündüler. Nedenini görünce anlalıyorsunuz. Kaliforniya’daki en iyi plajlar, dünyanın en cömert plajlarından bazılarıdır. doğal vahşi plajlardan, bakımlılara ve sörfçü dostu plajlara kadar Golden State’in 800’den fazla kilometrelik sahil şeridi her şeye sahiptir. Kuzeyden güneye doğru, California’daki en ünlü plajlar yer alır.

Huntington Plajı

Bu kasaba ABD’de Surf City olarak biliniyor. Huntington City Beach, deneyimli sörfçüler arasında oldukça popüler.

Crystal Cove Eyalet Parkı

Crystal Cove, gel-git havuzları, kolay yürüyüş parkurları ve kamp alanları ile engebeli kıyı şeridine yayılmış Kaliforniya’daki en iyi dört plaja sahiptir.

Black Sands Plajı

Black Sands, ABD’deki tek vahşi kıyı alanıdır. Ayı, geyik ve mühürleri görebileceğiniz 48 km lik bir vahşi sahil şeridine sahip.

Malibu Plajı

Los Angeles’ın hemen kuzeyinde yer alan Malibu’nun sunabileceği çok şey var. Santa Monica Dağları’nda harika yürüyü parkurlarına ve şaşırtıcı derecede gösterişli evlere ev sahipliği yapıyor. Plaj kenti çok kalabalık olsada doğası koruma altında. dalgalara,

Faroe Adaları

Faroe Adaları Danimarka’ya bağlı özerk bir yönetimdir.Danimarka’ya bağlı olmasına rağmen, Avrupa Birliğinde yer almıyor.Toplamda 18 adadan oluşan Faroe Adaları’nın toplam nüfusu yaklaşık 50.000’dir.komşuları İskandinav ülkeleri İsveç ve Norveç ve İzlandadır.
Dışarıdan bakıldığında Yüzüklerin Efendisi filmindekiHobbitköyü’nü andırıyor. Sanki bir saçak altından minik minik hobbitler fırlayacakmış gibi hissettiriyor.

Tórshavn ,başkenti Faroe Adaları’ndaki en büyük şehirdir ve Streymoy Adası’nın doğu kıyısında yoğun bir limanın arkasına konumlanmıştır. Şehir içinde onsekizinci yüzyıl kiliseleri, bir kaç müze, küçük tarihi Eski Kent ve açık renklerle boyanmış evler bulunuyor.

Eşsiz doğal güzellikler

Takımadalar, rüzgârlı tepeleri, hırçın dalgaları ve girintili sahil şeritleri ilei volkanik adalara özgü çarpıcı manzaralara sahiptir.
Arama motorlarında “Faroe Adaları” olarak arattığınızda, Mulafossur Şelalesi fotoğraflarını daha sık göreceksiniz. Şelale, Vagar Adası’nın kayalık uçurumlarının üzerinden aşağı doğru akarken, arka fonda Gásadalur köyünün yeşil tepeleri yer alıyor. Tıpkı fantazi bir romanın fotoğrafları gibi.

Akçakoca’nın Mavi Bayraklı Plajları

Son zamanlarda Karadeniz kıyılarında populer olmaya başlayan Akçakoca, birçok yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor. Batı Karadeniz’de yer alan Düzce iline bağlı Akçakoca, turistik ve tarihi yerleri ile kendisini ziyaret edenleri, hayran bırakıyor. Az bilinen tarihi ve plajları ile sizi şaşırtacak güzel bir ilçe. Düzce şehir merkezinden aşağı yukarı 45 -50 dakika içerisinde Akçakoca’ya ulaşabilirsiniz. Düzce merkezden Akçakoca yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta.
Akçakoca’ya tarihi yerleri ve plajları için mutlaka gitmelisiniz. Burada ki plajlara hayran kalacaksınız. Akçakoca’nın 35 kilometre ve oldukça geniş sahil şeridinde, birçok mavi bayraklı plaj bulunuyor.

Akçakoca Plajları

Akevler Plajı – Ailelerin tercih edebileceği muhteşem güzellikte bir plaj.
Akkaya Plajı – Sığ denizi ve akşam eşsiz gün batımı manzarası için tercih edilebilir.

Bu plajların dışında tercih edilebileceğiniz plajlar sırasıyla;

  • Ayazlı Plajı
  • Melenağzı Plajı
  • Karaburun Plajı
  • Çayağzı Plajı
  • Çuhallı Plajı
  • Edilliağzı Plajı
  • Değirmenağzı Plajı
  • Çınar Plajı
  • Kale Plajı
  • Limoncuk Plajı
  • Kalkın Plajı

Afrika’nın ilk Su Altı Oteli Pemba Adası’nda

Pemba Adası, Tanzanya’ya bağlı Zanzibar takımadalarının en büyük parçasıdır. Adını Afrika kıtası ile Ada arasında yer alan Pemba Kanalı adı verilen derin çukurdan almıştır.
Zanzibar’a göre daha verimli topraklara sahip Ada karanfil başta olmak üzere daha başka baharatların da yetiştirildiği büyük ölçekli tarım arazilerine sahip.

Dik yamaçları , el değmemiş mercanları ve zengin deniz yaşamıyla Pemba birçok önemli dalış alanına da sahip.

Ada’da balıkçılık da önemli bir rol oynuyor. Özellikle olta balıkçılığı için 50 km genişliğinde Pemba Kanalı, oldukça randımanlı bir bölge

Son yıllarda turizm açısından ivme kazanan Pemba Adası, özellikle kalabalıktan hoşlanmayan maceracı gezginlere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Afrika’nın ilk su altı oteli de Pemba adası açıkların yer alıyor.

Pemba Adası’nda heyecan verici bir su altı deneyimi

The Manta Resort

Otel Yerel ahşap malzemesiyle ve yüzen yapısıyla 3 katmandan oluşuyor. En alt kat denizin 4 metre altında yatak odası olarak tasarlanmış. Deniz suyunun içinde 360 derece görüş sağlayan cam bölmeli oda, büyüleyici bir atmosfere sahip. İkinci kat deniz seviyesinde ve bir oturma salonu ile banyo dan oluşuyor. Teras kat güneşlenmek yada akşam yıldızların altında uyumak için mükemmel bir şekilde tasarlanmış.

Nusa Dua Festivali

İlk olarak 1996’da Bali Nusa Dua’da düzenlenen etkinlik, günümüzde adanın en büyük festivallerinden biri haline gelmiş. Tüm yerel halk bu eğlenceli etkinliğe katılır ve her yıl bir tema belirlenir.
Festival, Bali Nusa Dua Yarımadası’nda bir törenle açılır ve ardından müzikal performanslar, kültürel danslar ve akşam yüzer bir geçit töreni ile devam eder. Kurulan standlarda yiyecekten hediyelik eşyaya kadar pek çok ürün satışa sunulur.
Her gün gerçekleştirilen canlı müzik performansları, festivalin büyük bir parçasıdır. Ayrıca ‘latte sanat’ yarışması, vücut boyama da dahil olmak üzere defileler ve yarışmalarla dolu bol eğlenceli bir festival.

Etkinlik aynı zamanda çevreciliği teşvik ediyor. Yerel halkın bu etkinlik için sokakları ve plajları temizlediğini de göreceksiniz.

Festival Tanrılar Adası’nın Güneşi’ni gerçekleştiren binlerce insanın bir araya gelmesi ile sona erer. Festivalin son gecesi canlı gruplar ve DJ’ler akşam geç saatlere kadar tüm katılımcılara muhteşem eğlence dolu saatler yaşatır.

Festival Tarihi ve Adresi

Tarih: 25 Ekim 2020 – 27 Ekim 2020
Adres:
Nusa Dua Yarımadası Benoa
İletişim Bilgileri:
+6281353781600

Laodikya Antik Kenti

Denizli’nin Pamukkale sınırları içerisinde yer alan Laodikya Antik Kenti, Lykos Vadisi’nde en önemli kent olma özelliği taşıyor. UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Antik Kent’in, M.Ö. 3. yüzyıl ortalarında Seleuskosların Kralı II. Antiokhos tarafından, eşi Kraliçe Leodike adına kurulmuş olduğu düşünülüyor.

Laodikya Antik Kenti, M.Ö. 220’li yıllarda gerçekleşen Akhaeos İsyanı ile ismini duyurmuş. M.Ö. 190 yılına kadar Seleukoslar yönetiminde kalan Antik Kent daha sonra Bergama Krallığı’nın yönetimine girmiş. Bergama Kralı III. Attalos’un M.Ö. 133 yılında ölmesiyle Antik Kent, Roma yönetimine bırakılmış. Sonra sırasıyla Batı Anadolu Asya Eyaleti’ne bağlanmış. M.Ö. 129 yılından itibaren de bölge yönetimi Roma İmparatorluğu tarafından atanan eyalet valilerince sağlanmış.
Yolunuz Denizli Pamukkale’ye düşerse, Laodikya Antik Kenti’ni de görmeyi ihmal etmeyin.

Laodikya Antik Kent’e Giriş

Antik kente giriş ücreti 10 TL – Müzekart ile ücretsiz giriş sağlayabilirsiniz.
15 Nisan-2 Ekim tarihleri arasında saat 09.00-19.00,
3 Ekim-14 Nisan tarihleri arasında saat 08.00-17.00

Karadağ’da Görülmesi Gereken Doğal Güzellikler

Balkanların vazgeçilmez turistik rotalarından biri olan Karadağ, sayısız doğal güzelliğe ve tarihi yapıya ev sahipliği yapıyor. Her biri için bir gününüzü ayırmanız gereken, büyüleyici şehirleri, kasabaları, doğal parkları ve plajları ile ilgi çekiyor. Dünyanın dört bir köşesinden ziyaretçi çeken ülke, oldukça dağlık bir bölge olmasına rağmen kıyı şeridinde yer alan plajları ile de büyülüyor.

UNESCO listelerine girmiş milli parkları ve şehirleri ile kusursuz bir turizm cenneti olan ülke, bunların yanı sıra zengin kültürü ve geçmişiyle de ilgi odağı oluyor.

İşte Karadağ’da görülmesi gereken doğal güzellikler.

Doğal Parklar

Biogradska Gora Ulusal Parkı, Bir günüzü bu doğa harikası ulusal parka ayırın. yemyeşil ormanla çevrili Biogradska Gölü’nde yürüyüş yapmak harika bir fikir olabilir.

Prokletije Rivayete göre Prokletije Şeytanın bir günlüğüne zincirlerini kıracağı yer. Doğa yürüyüşü seveneler için muhteşem bir rota.

Durmitor Milli Parkı, Kardağ’ın kuzeyinde yer alan doğal kuş cenneti olan park aynı zamanda dünyanın 2. büyük kanyonu olan Tara Kanyonu‘na ev sahipliği yapıyor. Durmitor Ulusal Parkı,UNESCO Dünya Mirası Alanı listesinde

Lovćen Ulusal Parkı Kardağ’ın eski başkenti olan Cetinje’de yer alan Lovcen Ulausal Park’ı el değmemiş doğasıyla ve zirvedeki kamp alanları ile adeta gizli kalmış bir cennet

Eskişehir’in Disneyland’ı

2008 yılında kapılarını ziyeretçilerine açan Sazova Parkı, 7’den 70’e her yaş grubuna hitap ediyor. Sazova , park olarak adlandırılsada daha çok bilim, sanat ve kültür merkezi olarak tasarlanmış. Eskişehir’e seyahat ederseniz, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bu parkı mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı ‘na özellikle çocuklu aileler ve öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor. 400 Bin metrekare alan üzerine kurulan devasa park birçok bölümden oluşuyor. İşte Eskişehir’in Disneyland’ında yer alan bölümler;
-Eti Sualtı Dünyası,
-Bilim Deney Merkezi,
-Uzay Evi,
-Masal Şatosu.

Sazova Parkı’na Nasıl Gidilir?

Sazova Parkı’na kendi özel aracınız ile gitmeyi planlıyorsanız, şehir merkezinden yaklaşık 20 dakikada ulaşabilirsiniz. Toplu taşıma ile gidecekseniz , Odunpazarı’ndan 17, 11 ve 31 numaralı otobüsleri kullanabilirsiniz. Diğer bir seçenek, Atatürk Stadyumu’nun arkasında yer alan minibüs durağından 38 ve 16 numaralı minibüslere binebilirsiniz.

İskender Kebap Nerede Yenir ?

Meşe odununda dönerek yavaş yavaş pişen döner, tereyağı, yoğurt ve tırnak pide denilince aklınıza ne geliyor? Evet , İskender Kebap dediğinizi duyar gibiyim. İskender Bey 1867 yılında Bursa Kayhan’daki ufacık bir dükkanda keşfetmiş bu lezzeti. Eski yıllarda İskender kuzu ve koyunun bütün olarak odun kömüründe pişirilmesiyle yapılıyormuş. Ancak pişen etleri parça parça satan İskender Bey, kuzunun parçalarının müşterilerine eşit oranda dağıtılmadığı düşünmüş. Bunun üzerine eti kemiklerinden ayırarak bir çubuğa kat kat yerleştirip odun kömüründe döndürerek pişirmiş. Böylece meşhur İskender Kebap doğmuş.

Peki, kimsenin “hayır” diyemeyeceği bu lezzetli İskender Kebap’ını Bursa’da hangi mekanlarda bulabileceğinizi biliyor musunuz?


Kebapçı İskender (Cevat İskenderoğlu)


Merkezi Bursa’da Tayyare Kültür Merkezi’nin yanında yer alan, Kebapçı İskender’in birçok şubesi bulunuyor. Ben yinede küçük mavi dükkana gitmenizi tavsiye ederim. Çalışma saatleri : 12.00 – 18.30 Telefon: 444 16 18

İskender Efendi Konağı

İskender Efendi’nin 3’üncü kuşak torunu Yavuz İskenderoğlu ve oğulları tarafından işletilen restoran, İskender Kebap denildiğinde ilk akla gelen yerdir. İskender Efendi Konağı: Botanik Park Soğanlı, Osmangazi
Tel: 0224 211 26 90
Çalışma saati: 12:00 – 22:00