CAPE TOWN

Yeni diyarlar keşfetmek için yapılan coğrafi keşifler sırasında bulunan bir yer var ki, buraya Fırtına Burnu denmiş. Bu yer denizcilere ümit versin diye daha sonra Ümit Burnu olarak adlandırılmış. Afrika’dan Hindistan’a ulaşmaya çalışan denizci Bartholomeu Dias bir fırtınaya yakalanmış ve rotasını değiştirmek zorunda kalmış, bunun sonucunda Ümit Burnu keşfedilmiş.

Ümit Burnu’nu içinde barındıran, doğayla içiçe, muhteşem manzaralara sahip, kozmopolitan bir şehir olan Cape Town’da görecek çok şey var. Farklı etnik gruplara ev sahipliği yapan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bu şehri sizleri büyüleyecek.

Gezilecek Yerler

Bo Kaap

Rengarenk evlere sahip bu mahalle üzücü bir tarihe sahip. 16. ve 17. yüzyıllarda Hollandalılar tarafından işgal edilen ülkeye kölelik yönetimi hakim olur. Yerli halkı köleleştirmeye çalışan Hollandalılar, bunu başaramaz. Daha sonrasında Malezya, Endonezya ve diğer Afrika ülkelerinden çoğunluğu Müslüman olan insanları getirterek onları köleleştirirler. Evlerini sadece beyaza boyamaya izinleri olan Müslüman kölelerin hiçbir şekilde dinlerine saygı gösterilmez. Köleliğin sona ermesiyle, burada yaşayanlar özgürlüklerini kutlamak amacıyla evlerini rengarenk boyarlar.

Ümit Burnu

Ümit Burnu, Afrika kıtasının en güney noktasında yer alır. Hint ve Atlas Okyanusu’nun birleştiği denize bakan bu yer büyük bir alanı kapsamaktadır. Birçok hayvanın evi olan bir milli park da bulunur. Çoğunlukta babunların yaşadığı bu yer Cape Point Milli Parkı olarak adlandırılıyor. Milli parkın içerisinde bir de bu muhteşem burnu görebileceğiniz bir fener vardır.

Masa Dağı

Masa Dağı’nın isminin böyle olmasının bir sebebi var: Zirvenin düz olması. Okyanus ve Afrika’yı ayaklar altına alan bu dağ Güney Afrika’nın simgesi haline gelmiş durumda. Dağa çıkmak için teleferiği kullanabilirsiniz. Hiking tecrübesi yaşamak isteyenler teleferiği es geçebilirler.

Robben Adası

Cape Town’a 10 km uzaklıktaki bu ada Apartheid rejimine karşı çıkanların hapsedildiği maksimum güvenlikli bir hapishane. Apartheid, beyazların üstünlüğünü savunan bir rejim. Bu adadan kaçmak imkansız denebilir. Buraya giriş yapan mahkumlar renklerine göre sınıflandırılıp, ona göre kıyafet ve yiyecek verilirmiş. Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Nelson Mandela, koyu renkliler sınıfında yer aldığından kışları bile şortla geçirir ve gün içerisinde yarım çay kaşığı şeker, yarım çay kaşığı margarin ve iki dilim küflü ekmek ile beslenmek durumunda kalmış. 1998 yılında müzeye çevrilen bu hapishaneyi ziyaret etmek için önceden rezervasyon yaptırmak gerekli. Burayı gezerken size rehberlik yapan kişilerin eski mahkumlar olması da oldukça ilgi çekici.

BAGAN

Myanmar’da bulunan bu antik kentten etkilenmemek elde değil. Marco Polo’nun yolu Bagan’a düştüğünde seyahatnamesinde bu şehri güzel bir şekilde tasvir etmiştir: ‘’Çınlayan zil ve keşişlerin kıyafetlerinin hışırtı sesleriyle yaldızlı canlı bir şehir’’

Dünyadaki en büyük arkeolojik alanlardan biri olan bu alanda 2200’den fazla tapınak bulunmaktadır. Tapınaklar şehri olarak da bilinen bu şehir Pagan Krallığı’na Başkentlik yapmıştır. O dönemde 10.000’den fazla tapınak inşa edilmiştir fakat Moğol istilaları ve depremler sonucu çoğu varlığını sürdürmese de 2200 tapınakta azımsanamayacak bir sayı.

Tapınakların etrafında keşif yaparken zor olan tek şey hangi pagodaları gezeceğiniz kararını vermek olacaktır. Bu hangi tapınak olursa olsun hem temiz tutmak hem de saygı göstermek amacıyla ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkardığınızdan emin olun.

Ananda Pagoda

En çok bilinen ve belki de en güzel pagodalardan biri olan bu tapınağın bir de efsanesi var. Kral Kyanzitta zamanında Hindistan’dan yola çıkıp Bagan’a gelen sekiz keşiş kralın huzurunda Himalaya Dağları’ndaki bir tapınağı anlattırlar. Bu tapınağın nasıl bir görüntüye sahip olduğunu anlaması amacıylada bir tasvir hazırlarlar. Tağınağı çok beğenen kral aynısının Bagan’a inşa edilmesi için emir verir. Tapınak inşa edildikten sonra bir daha bir benzeri yapılamasın diye mimarları idam ettirir.

Dhammayangyi Tapınağı

Bagan Ovasında ki en büyük tapınak, 1170 yılında Kral Narathu tarafından yaptırılmıştır. Kral Narathu tahta geçmek amacıyla babasını ve kardeşini öldürür. Bunun üzerine kötü karması için endişelenir ve bu büyük tapınağı inşa ettirir fakat tapınak tamamlanamaz çünkü kral öldürülür. Belki de başkalarına yaptıklarınının aynısını yaşaması kaçınılmazdır.

UCUZA TATİL YAPABİLİR MİYİM?

Tatile çıkma zamanı geldi çattı. Koca bir yıl çalıştınız ve bütçenize uygun bir tatil programı yapmak istiyorsunuz. Konforlu, keyifli vakit geçirebileceğiniz yerler bulmak artık çok kolay. Ucuza tatil yapabilir miyim ? diye düşünüyorsunuz. İnternet üzerinden bir çok farklı acenta sayfasına ulaşıp, karşılaştırmalar yaparak bütçenize uygun yerleri seçebilirsiniz. Bütçenize uygun tatil programı yaparken, vizesiz ülkeleri ve yurt içi çok popüler olmayan yerleri gözden geçirmenizi tavsiye ederim.

Her bütçeye uygun tatil

Türkiye’de her bütçeye uygun tatil yeri bulmak mümkün. Popüler lüks tatil beldeleri dışında, Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de keyifli vakit geçirebileceğiniz bir çok tatil beldesi ve konaklama yerleri mevcut.

Ege bölgesinde bulunan Ayvalık’ta, ekonomik konaklama seçenekleri oldukça fazla. Rahat, huzurlu, sakin bir tatil geçirmek için tercih edilebilir. Lezzetli balık yiyebileceğiniz ve her bütçeye uygun restoranlar arasında seçim yapabilirsiniz.

Çanakkale ve çevresinde, uygun konaklamalı, sakin ve huzurlu bir tatil geçirmeniz mümkün. Saroz körfezi çevresinde, küçük tatil beldeleri sıralanıyor. Bu civarlarda aile pansiyonlarında konaklama imkanı bulabilirsiniz. Günlük, haftalık ve aylık ev kiralama, konaklama seçenekleri arasında yer alıyor.

UCUZA TATİL YAPABİLİRSİNİZ

Arnavutluk eşsiz doğası, turkuaz rengi denizi, bakir koyları ile sakin ve huzurlu tatil geçirmek isteyenler için tercih edilebilecek en güzel yerlerden biri. İyon ve Adriyatik denizi kıyılarında Maldivleri andıran plajları ve küçük adaları ile sizi büyüleyecek.

Arnavutluk Ksamil

Ksamil Arnavutluğun güneyinde Yunanistan sınırına yakın küçük bir kasaba.Tam Karşında Yunan adası Korfu var. İtalya’nın Puglia kıyılarına çok yakın. Plajları ve denizi harika ama merkezde ne yazık ki çarpık yapılaşma var.Zeytin ,narenciye üretimi ile ünlü olan kasaba 1991 yıllarında turizme açılmış.

Nasıl Gidilir ?

Arnavutluk’un başkenti Tiran’a, Pegasus Hava yolları ile her gün, çok uygun fiyata bilet bulabilirsiniz. Türk vatandaşlarına vize uygulaması da yok. Uygun bileti kaptınız mı ver elini Tiran.Yaklaşık 1 saat 20 dk lık bir uçuş ile Başkente varıyorsunuz.Hava limanından araç kiralamak en mantıklı seçenek.Yaklaşık 20-30 Euro’ya araç kiralayabiliyorsunuz. Ksamil’e iki farklı yoldan ortama 4,5 saatte varıyorsunuz. Otobüs ile yolculuk yapmayı tercih ederseniz Tiran otobüs terminalinden Saranda’ya, oradan yine otobüs ile Ksamil’e geçebilirsiniz.

Ksamil’de toplam birbirine çok yakın 10 plaj bulunuyor. Plajlarda şezlong ücreti ödemiyorsunuz ama restoran kısmında içecek ve yiyecek alıp ödeme yapıyorsunuz. Fiyatlar oldukça makul. Restoranlarda deniz ürünleri ve zeytinyağlı Akdeniz yemekleri ağırlıkta. Bira içmeyi seviyorsanız, çok iyi Arnavut biraları mevcut. Fiyatları da oldukça çok ucuz.

Arnavutluğun para birimi Lek .Restoranda aşağı yukarı kişi başı 600-800 Lek arasında hesap ödüyorsunuz. Türk lirası karşılığı 30-40 TL denk geliyor. Kaffelerde bir şeyler atıştırmak isterseniz, yeme içme işini çok daha ucuza halledebilirsiniz.